Bir Emzirme Mucizesi Memeye Emekleyen Yeni Doğmuş Bebek

0
257
memeye emekleyen bebek

Emzirmenin ne kadar mucizevi ve içgüdüsel bir olay olduğu herkes tarafından biliniyor. Yeni doğmuş bir bebeğin ihtiyacı olan tek şey anne sütüdür. Anne sütü, doğanın kadınlara bahşettiği inanılmaz bir özelliktir, sevgi, sağlık ve doğallıkla üretilir. Bir bebek, yetişkinlerin birçok besinden alacağı tüm maddeleri, anne sütünün çok küçük bir kısmı ile alabilir ve bu süt ile sağlıklı bir birey olması için gerekli tüm yapı taşlarını kazanır. Yani bir bebeğin doğar doğmaz arzuladığı tek şey, annesi ve anne sütüdür.

Bu durumun farkında olan ve bunun gözler önüne serilmesini sağlamak isteyen UNICEF, hayata geçirdiği bir proje ile bebeklerin doğar doğmaz iç güdüsel olarak, kimsenin müdahalesi olmadan annesinin memesini bulabildiğini ve emmeye hazır olduğunu kanıtladı. UNICEF’in ortaya koymaya çalıştığı bu duruma “memeye emekleme” (breast crawl) deniyor. Memeye emekleme tezini 1987 yılında ortaya koyan ilk bilim insanları 1987 yılında Dr. Widström, Dr. Ransjo-Arvidson, Dr. Christensson, Matthiesen, Dr. Winberg ve Dr. Uvnäs- Moberg’tir. Bu bilim insanlarının tezine göre yeni doğan bir bebek 30 ve 60 dakika içinde memeye doğru emekleme hareketinde bulunabilir. UNICEF de, bu teze uygun bir deney yaptı.

memeye emekleme

memeye emekleme

memeye emekleme

 

Peki Bebekler Memeyi Nasıl Buluyorlar?

Kafanızda bu konu ile ilgili bir soru işareti oluşabilir. Daha doğalı çok kısa bir süre olmasına rağmen bir bebeğin memeye ilerlemesi ilginç bir konudur. Ancak bebeklerin memeyi bulma şekli çok kompleks olayların sonucu değildir, bebekler memeyi 5 duyu organını kullanarak bulur.

Koku alma duyusu sayesinde; anne memesinin kahverengi kısmı olan areolada bulunan cisimciklerin salgıladığı kokularla memenin bulunduğu yeri kavrar. Bu nedenle annenin doğumdan sonra memesinin temizlenmemesi gerekir.

Görme duyusu sayesinde; bebek henüz görme yeteneği çok gelişmemiş olsa bile, beyaz zemin üzerindeki koyu renkleri görebilmesi sayesinde memenin koyu kısmını fark eder ve oraya yönelir.

Tat alma duyusu sayesinde; elleri anne karnında amniyotik sıvı içerisinde bulunan bebek ellerini emer ve annenin memesine doğru ilerlediğinde buranın amniyotik sıvıdaki yağlarla benzer tat taşıdığını fark eder.

Dokunma duyusu sayesinde; iç güdüsel olarak memeye ilerlemesi sırasında dokunarak yolunu bulmaya çalışır. Zaten emzirme esnasında en önemli olan şey anne ve bebeğin ten tene temas haline olmasıdır. Ten tene temas ile anne ve bebeğin bağı güçlenir, bebek sakinleşir ve anneden salgılanan sevgi hormonunu bebek hisseder.

İşitme duyusu sayesinde; annenin kalp atışlarını duyar ve ona doğru yönelir.

Siz de bu mucizevi ana tanıklık etmek isterseniz, tek yapmanız gereken bebeğinizi göğsünüzün ortasına almak ve devamını yaşayarak görmek!

Tüm bu mucizeler, anne sütünün önemini bir kez daha ortaya koyuyor.