Gebelik Kolestazı (Gebelik Kaşıntısı) Nedir?

0
203

Ülkemizde fazla bilinmeyen gebelik kolestazı, genellikle gebeliğin 30. haftasından sonra ortaya çıkar. Gebelik kolestazı net bir bilgiye sahip olunmasa da en çok görüldüğü ülkeler Şili ve İskandinav ülkeleridir. Gebelik kolestazı; özellikle el ve ayaklarda hissedilen dayanılmaz bir  kaşıntı ile kendini gösterir. Ayrıca koyu renk idrar,açık renk dışkı ve göz veya derinin renginin sarıya dönmesi de diğer belirtiler arasındadır. Hastalığın hangi sebepten meydana geldiği tam olarak bilinemese de hamilelik salgılanan yüksek östrojen hormonunun durumu tetiklediği düşünülüyor. Hatta ikiz gebeliklerde östrojen hormonunun daha yüksek oluşu nedeniyle  hastalığın görülme olasılığını da artıyor.. Ayrıca genetik yatkınlıkta hastalığın ortaya çıkmasında en önemli sebeplerden biri. Gebelik hormonları karaciğer tarafından üretilen safra kesesinin fonksiyonlarını yavaşlattığı düşünülüyor. Normalde karaciğer tarafından üretilen safra asitleri, safra kanalları sayesinde bağırsağa salınıp oradan da vücut dışına atılması gerekirken oluşan bu durum yüzünden yavaşlayan safra kesesinin düzgün çalışamaması sonucu vücuttan atılamayan safra asitleri kaşıntıya sebep oluyor.

gebelik kolestazı nedir
gebelik kolestazı

Genelde çoğu gebelikte ilk üç aydan sonra kaşıntı olabilir. Fakat bu kaşıntının asıl sebebi ciltten mi yoksa karaciğerden mi kaynaklı onun netleştirilmesi lazım. Çoğunlukla gebelik kolestazı bu şikayetlerin sebebi olarak yüzde 3-10’unu oluşturuyor. Tabii hastalığın belirtileri ne kadar erken ortaya çıkar ise bu dönem o kadar zor geçiyor. Gebelikte kaşıntı oluşumunun birçok sebebi vardır. Hamilelik sürecinde özellikle progesteron hormonu arttığı için deride bir döküntülü bir şekilde pullanma ve kaşıntı olabilir ama çoğunlukla bunlar nemlendirici kremlerle hafif bir alerji tedavisiyle. Hamileliğin özellikle ilk üç ayında meydana gelen bu kaşıntılar duştan sonra sürülecek nemlendirici veya bebe yağı ile cildi nemli tutarak bu kaşıntılar önlenebilir. Ancak hastada gebelik kolestazısı varsa şikayetleri bu yöntemlerle tedavi edilemez. Bazı kan testleri ile karaciğerin durumu ve kanda dolaşan safra miktarı kontrol edilerek hastalığın teşhisi konulur. Ultrason ile annenin karaciğerinde her hangi bir bozukluğun var olup olmadığı kontrol edilir. Tedavi seçenekleri arasında denenmiş bazı ilaçlar var olsa da en çok kullanılanı ilaç tedavisine asıl amaç, vücutta yükselmiş olan safra asitinin düşürülmesidir. İkinci amaç ise kaşıntıyı rahatlatmak ve komplikasyonları önlemektir.

Tedavide kullanılan ilacın bebeğe her hangi bir zararı yoktur. Doğumdan birkaç gün sonra kaşıntı geçer vücut değerleri normale döner. Ancak annenin karaciğer fonksiyon değerleri tamamen normale gelinceye dek takip edilmelidir . İlk gebelikte kolestaz hastalığı geçiren anneler, ikinci gebelikte de bu yüksek oranda bu hastalığa yakalanma riskine sahiptirler.