Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı

0
259
kan uyuşmazlığı

Hamile kalmadan önce anne ve babanın kan gruplarının ve olası risklerin belirlenmesi; oluşabilecek hamilelikte kan uyuşmazlığı sorununun tespit ve tedavi edilmesi açısından çok önemlidir. Hamilelikte kan uyuşmazlığı oluşursa, bu durum bebeğin ve annenin sağlığını tehlikeye sokabiliyor.

Genetik özelliklere göre belirlenmiş ve dünya da kabul görmüş başlıca kan grupları A-B-O sistemiyle adlandırılan sistemdir.  Her bir kişi A, B, AB ve O gruplarından birine sahiptir. Her kan grubunun kendine has Antijenlere sahiptir. Bu antijenler savunma sistemini harekete geçiren proteinlerdir. A grubu kana sahip kişilerde sadece A antijenleri, B grubunda B antijenleri, AB grubunda her iki (A ve B) antijen bulunurken “O” grubu ise nötrdür.Ve bu grupları daha da özelleştiren rh faktörü bulunmaktadır. Bu faktörü taşıyanlar rh (+), taşımayanlar rh(-) olarak nitelendirilir.

Hamilelikte kan uyuşmazlığıHamilelikte kan uyuşmazlığı; anne adayı rh(-) ise ve baba adayı da rh(+) ise meydana gelir. Eğer anne adayı rh(+) ise babanın kan grubunun bir önemi kalmaz herhangi bir uyuşmazlık çıkmaz. Eğer bir kan uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla tekrarlanmalı ve hamileliğin gerek görülürse 28. haftasında veya doğumdan sonra  mutlaka bebeğin kan grubuna bakılarak( bebeğin kan grubu + ise) ilk 72 saat içerisinde anneye rheogam( anti D iğnesi) yapılmalıdır. Bu iğnenin önemi bir sonraki doğumlarda annenin kanı bebeğe daha kolay geçme riski bulunduğu için ve böyle bir durumda ne kadar antikor geçerse ve antikor geçerse; bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğinin oluşmasını,sakat doğma veya ölü doğmasını ya da düşük oluşumunu engellemeye yönelik yapılır.

Hamilelikte kan uyuşmazlığı  Hamilelikte kan uyuşmazlığıKan uyuşmazlığı annenin ilk gebeliği olması durumunda genellikle bir sorun yaratmaz çünkü herhangi bir terslik olmadıkça, bebeğin kanı hamileliğin normal seyrinde annenin dolaşım sistemine karışmaz. Eğer kan uyuşmazlığı yaşayan annenin kanıyla bebeğin kanı birbirine karışırsa; annenin kanındaki antikorlar daha sonra plasentadan bebeğin dolaşımına geçebilir ve bebeğin kırmızı kan hücrelerinin bir kısmının tahrip olmasına neden olabilir. Bu kırmızı hücrelerin tahrip edilmesi, atık bir ürün olan bilirubinin üretiminde artışa neden olur. Çok fazla bilirubin üretilirse, bebeğin normal atık eliminasyon işlemlerine aşırı yüklenmiş olur ve sarılık oluşturabilir. Annenin duyarlı hale gelmiş olması bebeği riske sokar. Bu nedenle hamileliğin ilerleyen aylarında; kandaki antikor düzeyleri kontrol edilir. Antikor düzeyi yüksekse, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji(yüksek riskli gebelikler) kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalı. Ayrıca prematüre bebeklerin kan uyuşmazlığından ciddi şekilde etkilenme ihtimali daha yüksektir.