Kadınlarda En Sık Görülen 5 Hastalık

1
115

Kadınların yapısal özellikleri sebebi ile erkeklerden farklı olarak görülen, yalnızca kadınlara özgü bazı hastalıklara maruz kalma riskleri vardır. Genellikle kadınların üreme yollarında ve başlangıçta önemsiz gibi görülen bu hastalıklar, zamanında tedavi edilmediği takdirde kadın vücudunda üreme ile alakası olmayan organlara yayılıp hayatı tehdit edecek seviyeye gelebilir.

Kadınlarda görülen bu hastalıklar gebe kalmaya, gebelikte çocuğun sağlığını bozmasına, psikolojik sorunlar yaşamasına ve cinsel hayatında sıkıntılar yaşamasına da sebep olur. Tüm bu sıkıntılar birlikte ele alındığında kadın hastalıklarının tedavi gerekliliği daha önemli hale gelecektir.

 

En Sık Görülen 5 Hastalık

 

Polikistik Over: Yumurtalıklarda görülen, iyi huylu, irili ufaklı birçok kist oluşumudur. Polikistik over hastalığı genelde 35 yaş altında ve genç kızlarda sıklıkla görülür. Hormonal bir problemdir, LH (Luteinizan hormonu) ve FSH (folikül uyarıcı hormon) hormonlarının fazla salgılanmasından kaynaklanır. Bu durum genelde kadınlarda yumurtlama olmamasına dolayısıyla adet düzensizliğine neden olur. Polikistik over hastalığı yaşayan kadınların bazısında yılda 1 kez adet görme durumu olduğu da görülmüştür. Yine adet düzensizliğine bağlı olarak kadın vücudunda erkeklik hormonu artışı, buna bağlı olarak tüylenme ve kilo artışı görülebilir.

 

Polikistik Over hastalığının en önemli çözüm yöntemi, eğer bebek sahibi olma planı yoksa, doğun kontrol hapı kullanmak ve kilo vermeyi sağlamaktır. Kilo alımı, Polikistik Over hastalığının tedavisini zorlaştırır. İyi bir diyet ve beslenme şekli ile bu hastalığa karşı önlem alınabilir.

 

Miyomlar: Miyom, rahim içerisinde, rahmin kendi dokusu ile alakalı olarak görülen, boyları 1 ve 15 cm arasında değişebilen, çoğunlukla iyi huylu tümörlerdir. 3 çeşidi görülen miyomlardan en sık görüleni, intramural miyomlardır. (rahim içi kas dokusunda oluşan) Miyomlar genellikle, adet süresinin uzamasına, adet kanamasının artmasına, karın ağrısı, karında dolgunluk, sık idrara çıkma, gaz, kabızlık ve cinsel ilişkide ağrı gibi sıkıntılara yol açar. Adet kanamasının artması, kadınlarda kansızlık sorununun ortaya çıkmasına da neden olur.

 

Eğer miyomlar büyümüyorsa ve hastanın yaşı menapoz dönemine yakınsa tedavi çok gerekli değildir. Ancak büyüme görülüyor ve çocuk sahibi isteği varsa tedavi yapılması gerekir. Miyom tedavisinde hormon tedavisi ilk akla gelen seçenektir. Hormon tedavisi ile östrojen oranının düşürülmesi ve bu sayede miyomların küçülerek şikayetlerin azalması sağlanır. Ancak tedavi kesildiğinde hormon seviyesi eski haline dönüşeceğinden bu, kalıcı bir tedavi sağlamaz. İkinci yöntem ise ameliyattır. Rahim içerisindeki miyomlar, ameliyat ile tek tek rahimden dışarı alınır, bu sayede hem şikayetler ortadan kalkar hem de kadının doğurganlığı korunmuş olur.

 

Vaginitis: Vaginitis, vajinadan gelen akıntıdır. Bu akıntının 3 çeşit türü vardır. İlki lökore adı verilen , kadınların yumurtlama döneminde hormonların etkisi ile oluşan ve genelde zararsız olan akıntıdır. Şeffaf bir renge sahiptir ve korkulacak bir durum söz konusu değildir. İkincisi bakteriyel vaginozis adı verilen bakteriyal akıntıdır. Bu akıntı tipi, temasla bulaşan, bakterilerin sebep olduğu, iltihaplı olarak görülebilecek akıntı tipidir. Vajinada yanma ve kaşınmaya sebep olabilir, kötü kokulu ve grimsi bir renktedir. Cinsel temas yoluyla da bulaşabildiği bilinmektedir. Üçüncüsü ise atrofik vaginitis isimli, östrojen eksikliği nedeniyle oluşan, vajina mukozasını hassas, kırmızı ve incelmiş bir yapıya dönüştüren vaginitis türüdür. Atrofik vaginitiste de yanma ve kaşıntı görülür, akıntı hafif kanlı olabilir.

 

Vaginitis, özellikle ikili ilişkilerde sorun yaşanmasına neden olabilir. Tedavisinde genellikle kaşıntı ve yanma giderici kremler, iltihaplı ve bakteriyel durumlarda ise kortizonlu haplar veya antibiyotik ilaçlar kullanılır. Hastalığın ağırlığına göre ilaçların dozu arttırılır veya azaltılır. Vajina bölgesinin temizliği de tedavide önemlidir.

 

Adet Ağrıları: Genelde adet gören her kadında meydana gelen ağrılardır. Karın ağrısı, bel ağrısı, bacak ağrısı, mide bulantısı ve karında dolgunluk hissi görülür. Adet ağrıları çoğunlukla adet kanının atılması için uterusun kasılmasına bağlı görülürken, üşütme, kist ve miyom gibi rahatsızlıkların habercisi de olabilir. Adet ağrıları çoğunlukla kendiliğinden bir süre sonra geçer. Ancak katlanılmaz olduğu durumlarda ağrı kesici ilaç yardımına başvurulabilir. Ayakları sıcak tutmak, tarçın, zencefil gibi bitkisel ağrı kesiciler içeren çaylar tüketmek adet ağrılarının kesilmesine yardımcı olabilir. Hafif tempolu yürüyüşler de adet ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

 

Meme Kanseri: Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından 1’inin meme kanseri riskine yakalanma ihtimali olduğu belirtilmiştir. Meme kanseri özellikle, 50 yaşın üzerindeki, ailesinde meme kanseri hikayesi olan, hiç çocuk sahibi olmamış kadınlarda daha çok görülür. Bilindiğinin aksine, meme bölgesine alınan darbeler ve baskıların, kanser oluşumuna herhangi bir etkisi yoktur.

 

Meme kanseri, memede bulunan süt dokularında başlar. Eğer memede kitle bulunduysa ameliyatla kitle alınır ve tedavi başlar. Ancak hastalığın ilerlediği durumlarda, kemoterapi ve memenin tümünün alınması söz konusu olabilir.

 

Meme kanserinde erken tanı çok önemlidir. Her kadının düzenli aralıklarla, elle muayene yöntemi ile meme kanseri belirtisi olup olmadığını incelemesi gereklidir. Ayrıca hastalığın önlenmesinde, sağlıklı beslenme, emzirme gibi faktörler de koruyucu özellik taşır.

1 YORUM